Hatırla...
Gün doğumunda, karanlığı ve aydınlığı ayıran çizgiye benzetirdim seni..
Onun kadar uzak, uzaklığı kadar sonsuz...
Bilirdim birgün gideceğini, giderken çok şey götüreceğini de...
Hani herşeyi bilirsinde, yinede eksiksiz yaşamak istersin ya hayatı...
Gülü dalında koparmadan koklamak...
Dikenine rağmen sevmek gibi..
Ben seni eksiksiz sevdikçe daha çok eksildim yüreğinde....
Hani kusur aramadan sevmek kusursuz sevmekti ya..
Ben seni kusurlarına rağmen sevdim...
Sahibi ol istediğim kalpte misafir oluşunu sevdim mesela...
Arkanı dönüp gittiğinde birdaha bakmayışını sevdim...
Sana ihtiyacım olduğu anda uyumanı,
Seni özlediğimde uzaklaşmanı sevdim...
Bir yalanı sevdim ben doğrusunu bildiğim halde..
Beni sevmeyişini sevdim işte..
Bazen unutabilmek için aklının terk etmesini istersin...
Unutmak sadece bir cümle..
en büyük ağrı kesici alışmaktı...
Sahi alıştık mı?
Ben alıştım seni sensiz sevmeye..
Sensiz hayaller kurmaya,
Renklere tek başıma isim vermeye,
Sokakta bir başıma yürümeye alıştım...
Zor olan herşeyi başardım da sen kolay olanı seçtin..
yani gitmeyi...
Papatyanın öldükten sonra bile kokması gibi..
Benden gitikten sonrada seni sevmeyi bırakmadım..
Varlığım sana çok bi anlam ifade etmedi bilirim..
Ama ölürsem,belki vicdanın yeniden yeşerir...
O beni çok sevdi dedirte bilir diline..
Bellimi olur belki sende seversin ozman..
Ben senin olmayışını sevdim varolduğuna yetinerek...
Sende benim yok oluşumu sev,
seni herzaman sevdiğimi bilerek....
Hatırla beni ve...
Mızrak ucundan keskin sevgimi..
Hatırla...
Kayıt Tarihi : 6.3.2024 21:31:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Sinan kardeşime itafen yazılmıştır...
TÜM YORUMLAR (1)