1945 yılında İstanbulda dünyaya geldim.Babamın memuriyeti nedeniyle eğitimimi yurdumun değişik yerlerinde aldım.İlk Öğretimimi dört değişik ilde altı ayrı okulda tamamladım.Orta öğretimimi ve öğretmen okulunu Niğde de tamamladıktan sonra1964 yılı Haziran ayındaNiğde Çimento Fabrikasında Eğitim ve Haberleşme biriminde göreve başladım.1965 yılında başladığım Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümünden 1968 yılında mezun oldum.
Sırası ile Burdur Öğretmen Okulu,Öğretmen Lisesi ve Eğitim Enstitüsünden sonra isteğim üzerine İzmir Güzelyalı Orta Okulunda, emekli olduktan sonra da iki yıl İzmir Özel Çakabey Lisesinde Beden Eğitimi öğretmeni ve Bölüm Başkanlığı görevlerinde bulundum.
Daha sonraki yıllarda Çeşme Çiftlikköyündeki evimizde hem çocuklarımızın gelecekleriyle daha yakından ilgilenmek,hem de 1960 lı yıllardan beri yazdığım şiirleri derlemek, onlara yenilerini eklemek,öykü ve roman, anlatı gibi konularda birikimlerimi kağıda dökmek isteğiyle yeniden yazmaya başladım. Umarım başarırım.
Eserleri
'Hüzünlü Eylül Akşamları' Adlı şiir kitabım Kasım 2006 da yayınlandı. Yayına hazır iki şiir kitabım daha var.Şiirlerimin yüzlercesi çeşitli dergi ve gazetelerde 1960 yıllarından sonra yayınlandı.Bunların içinde Varlık Dergisi de var. Ayrıca yine yayına hazır aile içi şiddeti içeren 'Annemin Elleri Büyüktü' adlı anlatı kitabımı bazı yayınevlerine gönderdim.'Çok beğendik. Ünlü olsaydınız hemen yayınlardık.' yanıtını aldım. Ünlü olmayı bekliyorum. Sabırla yazmaya devam ediyorum
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!