Koydum bir kutuya
Eskimiş tüm duygularımı
Kaldırdım rafa
O kadar ağırlaştı ki artık
Taşımıyor bu eski duyguları
Yaşlanmış demek ki bu kafa
Alıp valizimi düşesim var yollara
Yolu beli olmayan ama insanlığın ölmediği dağlara
Adamın adam, kadının kadın gibi olduğu köylere
Sevginin saygını bitmediği
İnsanın insana, insan gibi değer verdiği, sevdiği
Bu devasa şehirlerin keşmekeşinden uzak
Yine dur diyemedim deli gönlüme
Duymak için ısrar etti sesini
Ömrüme ömür mü katacak bilmem Kİ
Bir kere duymuş olmak o nefesini.
Görmek için yüzünü duymak için sesini
Gülleriniz utancından solacak,
Benim gülüm Isparta’ya gelende.
Gölleriniz hayretinden donacak,
Benim gülüm Isparta’ya gelende.
Akan sular moleküle ayrılır,
Sen beni, ben seni daha bilmeden
Göz göze gelip de bir kez gülmeden
Tutmadık elele senle sevgili
Tutuşalım elele ne olur ölmeden
Diz dize olmazsa göz göze olsun
Gözlerim yaşlı, derdim çok büyük
Hasretliğiniz omzumda oldu büyük yük
Sizleri özledim ben dağlar kadar
Özleminiz içimi kor olmuş yakar
Saat dokuz olur çıkarım yatmaya
Ölümü kim hak eder böyle
Zalim yanına kar mı sanıyor
Görenin kanı donmuş o canı
Eller bile ağladı yürek kanıyor.
Canı sen mi verdin sen alacaksın
Allah affetmez mühlet verirmiş
Sırtladık götürdük gasılhaneye
Gerek kalmadı artık hiçbir bahaneye
İkindide teslim ettik teyzeyi
Gerçek sahibi olan zat-ı şahaneye
Koydular sırası geleni mezara
Peygamberlik mesleği, senin mesleğin
Bizleri yetiştirmek, çaban ereğin.
Her zaman sevgiyle,dolu yüreğin.
Anladım,öğretmenim çok büyükmüş değerin.
Öğretmenlik kutsaldır herkesçe, dince.
Kimi aşka şiir yazdı,
Kimi sevdaya,kimi Leylaya.
Kimi ayrılığa şiir yazdı,
Kimileri dedi elveda.
Kimi hasret dedi,
Kimi Gurbet dedi,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!