Hatice, parmaklıklar arkasında anne olmuştu,
hoş; kendi doğduğu ev de, bir nevi mahpustu,
bebeği kucağında camdan süzen ışığa baktı,
çilekeş anasının ruhu, sanki odaya dolmuştu.......
O, küçük yaşta babasıyla tanımıştı dayağı,
minicik yüreği öğrenmişti şiddeti bayağı,
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime



