SAMSUN / ÇARŞAMBA - 22.01.1998
Sevdiğinin sesini unutmaya başlamak, hayattayken ölmek gibi.
Neyin kaldı ki başka?
Görmesen yüzünü bile hatırlayacağın yok, nefesi, kokusu zaten yok.
Aşk kırıntıları bir yığın oluşturmuş yüreğinde ve şimdi sesini de unutuyorsun.
Hasret kaldığın kadının sesini unutuyorsun.
Hasret kaldığın ilkbaharın sonunu yaşıyorsun.
Yıllardır demlediğin çayın artık son demlerini yaşıyor, son yudumlarını alıyorsun.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta