Hatırlar mısın Mehmet, sokağın başındaki bekâr evini,
ve evin yanı başındaki sokak lambasını,
ışığı ölgün ve direği paslı? ...
Sanki o da bir gurbet yaşıyordu bizim gibi, uzun ve yaslı.
Ölgün ışığına bakarak az mı hayallere dalardık?
Sonra bir gün,
Mahallenin çocukları kırdı da lambayı,
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Devamını Oku
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.




Sabır ve şükrü sigara dumanına boğdurmuşsun şair bey. Keşke bahsini ettiğiniz o mübarek sabrı sigara gibi içinde 4000 çeşit zehir barındıran bir zıkkımdan uzak durma hususunda gösterseydiniz.
Hayırlı sınavlar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta