Yıllardır yeşeren otların, açan papatyaların ve lalelerin Rab'bin verdiği süre boyunca insanoğlunun gözlerine nasılda hitap ettiğini görürüz ve sonra süreç biter bir başka zaman gelir yine doğar ve yine ölür yada öldürürüz... Görürüz kayboluşların ensemizde nefes alıp verişlerini. Evet doğru işte tamda bu yüzden, benim her günüm hasat mevsimi. Benim toprağım verimlidir ama kasvetlidir sillesi. Her türden bitkiye hizmet eder hatta kalas olsun ister ya da gonca gül ne farkeder? Hepsine kapı açmıştır bu gönül, yaradandan ötürü, yaradılanı sever. Her günüm hasat mevsimi dedim ablalar ve abiler. İster en kaliteli gübreyle çevrilmiş bir tohum olsun, ister mineralsiz yavan bir su artık bilsin ki bundan böyle hasat zamanıdır ona, her günün sonu...
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta