vakit yine hüzünlü bir ayrılıkvakti
yastığımda kokumu
duvarda sazımı
içimde sana ait tüm nazımı bırakıp gidiyorum ister istemez.
vakit yine ayrılık vakti
senle doya doya yaşadığım günün ertesi yalnızlık...şimdi diyorsundur nerden çıktı bu ayrılık...
kokunu kokunun üstüne döküp
yine hasret bağından ayrulık derdim.
hasretle gülgüzüne bakıpta öpüp
yine gurbet bağından ayrılık derdim
el salladın hasrete giden yarına
Karanlık çöküyor yine bu şehre.
Gözlerim dönecek akan bir nehre.
Kabarsın yüregim düşsün de çehre.
Kirpikten süzülüp,sinende batsam.
Tek dileğim Ayşa’m, olsada yatsam.
Her bir şey az önceydi,zamanın durağında.
Ferhat dagı delerken , dağ yarıldı az önce.
Meltem esip duruyor,çöllerin kurağında.
Leyla mecnuna küstü,yar darıldı az önce.
İhanete uğradı, darlara düştü Yusuf.
Neden sen’le birlikte,bir anımız yok baba .
Neden saçlarımı da okşayıp koklamadın.
"Erkek adam hastamı,olurmuş lan" diyerek.
Ateşler içindeyken,neden hiç yoklamadın.
Küçük yaşta verdin ya, çırak oldum çalıştım.
Evin en büyüğü geldim dünyaya.
Hayat sille vurdu zorlandım baba.
Kimse acımadı bir zerre bana.
Ezdiler yıktılar horlandım baba.
Genç yaşta gurbetin yolunu tuttum.
Şu gelen dağ gibi adama iyi bakın ahali
Kıt kanat maaş ile o adam etti beni
Ayağında yırtılmış soğuk kuyu lastik var
Dünya geniş ne fayda Babama dar ki dar
Gün yüzü göstermemiş kader denen talihi
Yeri bir başkadır,çıkmaz şuramdan.
En garip en gizli,olan yaramdan.
Gözünü sakındı,hile,haramdan.
Bileğin bükülmezdi aslan gibiydin
Dertlerime derman uslan gibiydin
Ardımda dağlar gibi yaslan gibiydin
Neredesin şimdi heybetli babam
Asildin zor nedir bilmez yüreği
Hüzüne boyanmış Akdağmadeni.
Topraklar mı sardı babam bedeni.
Ölümüne sebep neydi nedeni.
Eylül'de hazana erişen babam.
Ekim’de toprağa karışan babam.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!