Bin seneden hayırlısın,hoş sefa geldin bu şehre.
Günahlar pir-u pak olsun,buluşalım Kevser nehre.
Bu gecenin hürmetine,iner meleklerle cibril.
Ey oğul kulak ver o yüce sese.
Dara düştün ise,bir hay gerekir.
Kapılma darlıkta sakın yeise.
Bir kılıç, bir mızrak ,bir yay gerekir.
Arş alada yankılanır ezanlar.
Vuslat bitsin gönlümde açsın artık tomurcuk.
Firak düştüm ey dilber benim abdala misal
Hasret yüreğimde ur sol yanımda yumrucuk.
Bari uykuma girde eyle Leyal-i visal
Izdırap baş tacıdır, senden gelsin ne ala.
Bir yara var bende aha şuramda
tabibe lüzum yok öze luzum yok
tarifi zor değil en sol yanımda
bilmeyen bilmesin söze luzum yok
Tarifi yok bende duran sızının
Gözüm kömür karası,yazım kömür karası.
Yer yarılır ve göçer,yaram kömür yarası.
Zaten bize ışık yok,yer altında uzaklar.
Uğrar bize her türlü fena ile tuzaklar.
Demir kapılardan süzülür ışık,
Gönlümde fırtına, yüzüm kırışık.
Özlem yükü ağır, sessiz bu çığlık,
Boğazımı yırtar bayram gününde.
Dışarda çocuklar neşeyle güler,
1
akar suyum bulanmaz
Bağ bahçam var sulanmaz
Bir yar sevdim uzaktan
Yar boynuna dolanmaz
Görsem bile tanımam.
Kaç yıl geçti aradan
Yeni sevdalar buldum
Unutturdu yaradan.
Belki bir yuva kurdun
Düşmüşüz dünyanın elem ağına
Karlar yağmış yüce umut dağına
Dolu seller vurmuş gönül bağına
Onca tüm emekler eyvahmis meğer
Böylemi kapanır aşklarda perde
Nice yollar geçtin, yorgun düşmedin
"Hamsın" diyenler var "zerre pişmedin"
El açıp kimseye boyun eğmedin
Sonunda bükülen belimiş meğer.
Dostum dediklerin attılar dara.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!