Tutmaya kıyamadığını söylediğin ellerim,
Mezarına bir gül dikti;
Ellerimden nefret ettim Hasan!
Bakmaya kıyamazdın,
Bir çanağa düştü gözlerim!
O çanak ki içi,
Ağzına kadar kan!
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



