Kolonya çiçeği, mis kokulu peri!
Gördümdü, tenteneli
Bir suyun kıyısında
Açardın gizlice
Tüterdin geceleri…
İlk değil bu!
Kimbilir kaç kere, kaç şehirde?
Yağmur, su…
Dolaştın sokakları
–Tek.
Şehir kovan, düşler çiçek.
üşüye üşüye yürüyorsun, yürü, tamam!
‘yürümek yürek işidir’ diyordun ve büyümek
sarsıla sarsıla, güllerin ortasından.
sevinçler hıçkıra hıçkıra…
gülüyorsun bin kere, gül, tamam!
Sürektir zamanlar, sürüp gitmede sevdamız.
Gece şafağa döneliberi
Güneşli günlere yol alırız.
Yarışır bulutlar, ışır umutlar, gözler kamaşır!
Gök gürler, birden yağmur…
Şimdi bir dağ vardır, bir de ben varım;
Geceler bizimle inzivadadır.
Beyhûde sözlerden, sus ki, korkarım
İnzivada sükût intifadadır!
Şimdi bir dağ vardır, bir de ben varım
Bir gül durur tenimde; ben bir gülde dururum.
Döverim sözcükleri, dudağımın örsünde.
oku! -okurum. oku! -okurum.
örsün de o örümcek, konsun da o güvercin,
mağaradır bu kalbim, yavaşça sokulurum.
O rengârenk, ebrulî yapraklar da tükendi.
Hangi alev bahçeden esip geçti bu rüzgâr?
İhtiyar bir yolcunun kirpiklerinden indi,
Birdenbire bir yağmur… Durur, yeniden yağar!
Elinde kırık ayna, eskiyor artık zaman…
En latif şiirdir gözümde yağmur,
İner çisem çisem ve başlar akış.
Gözlerden uzakta bir dal doğrulur,
Yenilir bir zarif kardelene kış.
Bir tıpırtı çöker, ortalık tek ses,
Beni maviye bırak, bırak beni maviye.
Maviler saçlarıma, mavi gözbebeğime.
Nefes nefes çekerim; işte bak içim mavi…
Mavilere dalarım, mavi diriltir beni.
Engin susuzluğuma şahittir mavilikler.
Şiirdir bu; nergis ağzı, defne dalı, akış.
Pırıl pırıl su şırıltısıdır; bahar, yaz ve kış
Gün ışığı, kuş sesi, solgun akşam ve ölüş
Sessiz bir uçuştur pey, gizemli bir diriliş.
Gidiş neresidir, hayali tükettik? Dönüş
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!