Ah ölümsüzlüğün habercisi, ah celladım..
Kırk suda yıkanıp öz suyunda boğulmuş nergisin keskin bıçağını kuşanıp gelen..
Günlerden gün, mesafelerden mesafe, devirlerden devir çalarak bıçağını bileyen..
Ayrılığa gebe aşkların acısıyla ve ipek elleriyle Leyla’nın dilindeki emanet selamı kendinde hapseden.
Görmüyor musun?
Kaşlarımın karası bakışlarımdan akıp kalbime ulaşırken nasıl da gark oluyor acıya.
Bilmiyor musun, geç kalmış öpmelerin küfürden ağır olduğunu?
işte sana geliyorum
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek
Devamını Oku
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta