Bazı zamanlar olur hani,
susmak istersin; için durmaz,
konuşmak istersin, olmaz.
Ne kadar çırpınırsan, o kadar zarardasındır ya;
bakakalırsın öylece boşluğa,
adam saydıklarının,
değer verdiklerinin değersizliğine…
Hani dersin, susarsın…
Bir an, öylece her şeyi boş verip,
insanlıklarına sövüp tükürüveresin gelir suratlarına…
Ya elini kolunu bağlayan bir kan bağıdır,
ya bir gönül bağı…
Ve sonra da
bir şeyler gelir dilinin ucuna;
yutkunursun zorla.
Söylersen kimleri kıracağın gelir aklına.
Esiri olacağın birkaç cümledir seni dilsiz kılan.
Sineye çekersin; çektikçe de lanet edersin.
Hani dersin, susarsın…
İçin için tüketirsin saygıları, yargıları ve tüm bağları.
İzlemeye koyulursun onları:
yalanları, ikiyüzlülükleri,
küsüp barışmaları, yüze gülüşleri,
arkadan yürüyüşleri gelir geçer yamacından.
Hani dersin, susarsın…
İşte o zaman öğrenirsin Anyayı Konyayı;
çünkü farkına varmışsındır:
çıkarları müddetince güzeldir maskeleri!
İşleri bitince kalmaz adamlıklarının eseri!
Tükettikleri, sende onlara olan tüm saygınlıkları.
Küfredersin içinden.
Hani dersin, susarsın…
Bırakırsın duymayı,
konuşmayı,
hataları, günahları.
Sığdır onların yaşantıları;
yorma kendini, firari…
Hani dersin, susarsın.
Ozan Firari/Zöhre Eylem Yıldırım/28/03/2015/İzmir
Ozan Firari Zöhre Eylem Yıldırım Ozan FirariKayıt Tarihi : 28.3.2015 15:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!