Güneş doğmaktan usanacak bir gün
Dinecek yaşları bulutların
Gök yerle kucaklaşacak özlemini yitirmek için
Ben; yana yakıla seni arayacağım o gün.
Duyacaksın.
Bileceksin ki unutulmamışsın.
Soğuktu,
İnsanın iliklerine işleyen bir soğuk.
Seni düşünüyordum.
Her geçen gölge sana benziyordu
Penceremin önünden,
Her gölgenin ardından ağlıyordum.
Bu akşam ilk defa aradım seni
Köhne sokaklarında,
Kirli kaldırımlarında bu kentin.
İlk defa bağırdım adını avaz avaz.
Ve; utanmadan
Hıçkıra hıçkıra ağladım sokaklarda.
Bırak be meyhaneci; boşver.
Boşalan tozlu şişeler olsun.
Bir de benim içim başlarsa boşalmaya
Yanıbaşıma oturduğuna pişman olursun.
Bu benim ilk gelişim meyhaneye.
Bu pınar böyle derinden çağlamazdı
Dediler.
Sen hep gülerdin, gözlerin ağlamazdı
Dediler.
Çileden doğan saadetlerde bekle beni;
Geleceğim.
Perişanlığıma gülsün varsın kaldırım taşları
Beni seven dostlar kaçsın benden
Dinlemesin derdimi evrenin tüm yaratıkları
Ben; hala senden deva bekliyorum, senden.
Sevdalar kovalayacak insanları gayrı yığın yığın
Gün bir başka doğacak her gün bin kahırla
Yitirdiğimiz anılar için ağlarken rüzgarlar
Anımsanmayacak aşklar var yığınca masallarda...
Nasır tutmuş çatlak eller arasında yeşermiş umutlar
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!