Ey görkemli kervansarayın, lal hancısı!
Yine yolum düştü, saymadım bu kaçıncısı.
Bir sofada yer ayır bana, epeyce de tokum,
Muhabbeti bol olsun, çokçadır dert yüküm.
Önce yorgunluğumu alacak demli bir çay,
İlerleyen zamanda bir kağıt, bir de kalem sal.
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Devamını Oku
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta