Bir dağ köyünden gelmişti Hamza komşu. Doluştular Kağnısına babasının, bir horanta,şehre doğru yol aldılar. En uzak yollardan şehire gelip, en ücra köşesine şehrin, pılı pırtıyı bir kenara koydular.
Gerçi bir şeyleri yoktu ki, iki mitil bir Şitilden başka. Muşamba tuttular önce dört direğin üzerine. Hep birlikte doluştular. Bir kuyu kazdılar hela diye, Çar çaputla kapattılar. Bir yaz günüydü geldikleri, lamba yapıp ay dedeyi gökyüzüne baka baka yattılar.
Yokluk bir yana Hamza'nın, irili ufaklı bir de altı çocuk Hamza'nın eline baktılar. Aş ekmek istediler, yoksulluk namına ne varsa, Hamza’dan selamını eksik etmediler.
Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış
Devamını Oku
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta