RÜZGÂR BİLE YORGUN ŞİMDİ
Rüzgâr bile yorgun şimdi,
Dokunmuyor eskisi gibi yüzüme…
Bir zamanlar savurduğum hayaller,
Şimdi ayaklarımın dibine düşüyor sessizce.
Rüzgârda Kaybolan Aşk
Rüzgârda kaybolan aşkım,
Bir yaprak gibi savrulur,
Tutunacak dal ararken,
Sessizce, usulca düşer yere.
Rüzgârın Fısıldadığı Sırlar
Rüzgâr eser,
Sessizce, usulca,
Ve yanında götürür
Gizli sırları.
Rüzgârın Fısıltısı
Rüzgâr eser, usulca dokunur saçlarıma,
Sanki gizlice taşır uzak diyarlardan haber.
Her yaprak titrer onun dokunuşunda,
Ve ben dinlerim sessizce, fısıldayan sırları.
Rüzgâr savurdu
Ne varsa dalında,
Yaprak, umut, düş,
Hepsi birden koptu hayatımdan.
Rüzgâr savurdu
Götürdü senden kalan izleri,
Rüzgar Vurdu Dalımıza
Rüzgar vurdu dalımıza,
Eğildi yüreğimiz sessizce,
Bir yaprak koptu,
Bir düş kırıldı içimizde.
SAAT KAÇ OLDU Kİ GİDİYORSUN
Saat kaç olduki gidiyorsun,
Henüz gece sükûta ermemişken,
Ay ışığı düşmüş kirpiklerime,
Bir vedanın gölgesiyle titrerken...
Sabahçı Kahvesi
—günün en yorgun saatine dair—
Göz ucuyla uyanır şehir,
Henüz susta sokak lambaları.
Bir çayın buharında başlar hayat,
Sabahçı Kahvesi
—günün en yorgun saatine dair—
Göz ucuyla uyanır şehir,
Henüz susta sokak lambaları.
Bir çayın buharında başlar hayat,
Sabahı Bekleyen Dualar
Gece uzun,
Yıldızlar sessiz,
Ve ben,
Sabahı bekleyen dualarla doluyum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!