Hamdolsun Hamdullah Efendi mi?
Mahallenin bakkalıydı.
Geçenlerde bir sohbetimiz geçmişti.
Size ve bana söyleyeceği birkaç yalandan başka
diyeceği pek bir şey yoktu aslında.
Var olmasına vardı; ama
günahı pirincin taşları kadar ağırdı.
Bıçak soksan gölgeme,
Sıcacık kanım damlar.
Gir de bak bir ülkeme:
Başsız başsız adamlar...
Ağlayın, su yükselsin!
Devamını Oku
Sıcacık kanım damlar.
Gir de bak bir ülkeme:
Başsız başsız adamlar...
Ağlayın, su yükselsin!



