Zorlamak olmaz kırılır kapısı
Çok narindir, et olsada yapısı
Küser bazen kötü söze darılır
Dünyayı içine koysan da alır
Kim bilir hangi dağda
Hangi ağacın süsü?
Hangi bahçede ?
Hangi bağın örtüsü idin?
Hangi fidanı besledin de büyüttün?
Muhtemelen dalında mutluyum diyor
Köyümüzde kızlar gider çeşmeye
Kovalarla sular eve çekilir
Güzel gören içim başlar taşmaya
Derdim hiçbir kaba sığmaz dökülür
Yaprak değilim ama
Dalına takılıp kaldım
Rüzgâr estikçe
Sallanıp duruyorum
Bir ileri bir geri
Sallanmak güzel de
"Dokuz düşün bir konuş" demiş atalar
Kırıcı sözler insanı çok yaralar
Öyleyse bağıran olma ulu orta
İnsan odurki dilden düşeni tarta
Bu diyardan bir güzel geldi-geçti
Gözlerimin pasını sildi geçti
Havalı havalı yolda yürüdü
İzlerken Onu, yağlarım eridi
Acı sözlerin andıkça beynimde zonklayan bir akis
Sanmıştım seni çekim gücü bitmeyen mıknatıs
Hoş gelmiyor artık kulağıma fısıldadığın her ezgi
Anladım ki sonunda / sahtekarlık sana özgü
Hoş sohbetin temeli
Biri kahve biri çay
Sıcak sıcak içmeli
Biri kahve biri çay
Sen varken yanımda dağlar aşılır
Derdi pert ederiz öyle birlikte
Çay kahve içerek her an seninle
Yaşamak güzeldir böyle birlikte
Dertlerimi verdim sarı yaprağa
Gözümden dökülen yaşla birlikte
Tohum dik dikersen kara toprağa
Bakarsın gelişir yaşla birlikte




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!