Cevher-i mukaddese
Ulema-ı Muzaffere
Canan-ı Mukaddere
Asuman-ı aleme selam olsun
Nida-i tecelliye
Yuvarlanıp dönmekle aynı yere
Pir yoluna talip mi olunur
Hak sultan ,sızın vurmadımı sere
Nur yoluna hatip mi olunur
Beklemeyimi öğrenmeli, dinlemeyemi
Alemlerin Rabbinin selamıyla başlarım
Ezelde yazıldı anla hep boşa telaşlarım
Şerde vardır hayır, şirk sayar el açmamı
atî daha dur, o dağda ruh, mânası mağrur
Bir Ağaç iki defa budanmaz,
Sevdalılar canandan utanmaz,
Elif uzun ,sabrı arşa uzanmaz,
Kırık kalp,kibriyaya bulanmaz
gök kubbenin mavisini perdelerle gördüm
yer kürenin kahvesini sereserpe gördüm
elimde boş bir kadehle gezdim tüm alemi
o kadehe tükürecek nice yüzler gördüm
sen mi geldin bahtıma buz gibi bakışınla
ne kaybettirir bilemem bu gönül yakışınla
kardan beyaz ipliklerle örmüşler o çehreni
güneş gibi aydınlatıyor saçların tüm evreni
Gökten indim tek kanatla yerle yeksan oldum
Pîrlere ders verdimde bir ahuya zebun oldum
Cem-i cümle gördü beni evvel-i masivada
Açılmadan perdelerim gören göze kör oldum
Gönül kuvvetinden payımı alıp
Zikr-i sefanın zevkini tattım
Hu Cihan'ın Rahman'ına
Sultan'ı Ekber'i gönlüme kattım
Mülkünde aşkı dağıtan
cennette cebrailin eliyle yoğruldum
içimdeki koru ummanda soğuttum
minada estim ben, safada tozdum
meryem oldu kardeşim, nuh dostum.
ben yerdeyim,
başını kaldırdığında gökteyim,
aldığın nefesteyim,
içtiğin şaraptaki üzümdeyim,
battığın çamurdayım,
yıkandığın göldeyim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!