Hasretinden yandı kalbim
Bir hatada bitti ömrüm
Başına doğmasın güneşin
Hasretini bağrıma bastım
Anılardan sildim seni
Hasret kaldık
Derdimin dermanı sensin ey nebi
Hasret kaladım ben o nur yüzüne
Yılardır bu can seni özlüyor
Der dermanı ey güzel nebi
Hasret kaldık
Derdimin dermanı sensin ey nebi
Hasret kaladım ben o nur yüzüne
Yılardır bu can seni özlüyor
Der dermanı ey güzel nebi
O mübarek gülüşüne, bin dört yüz asırdır hasretiz Ya Nebi!
Hamzaların cesaretine, Sıddıkların sadakatine,
Hattabların adaletine hasret kaldık.
Ali’nin ilmine, Osman’ın hayasına...
Sizinle omuz omuza, zaferden zafere koşmaya hasret kaldık.
Yüzyıllardır dinmedi gözümüzün yaşı;
Ağrıyor kalbim sensiz ağrıyor
Yüreğim bağrım sensiz acıyor
Göz yaşlarım sel olup akıyor
Ne yapsamda hatcesiz olmuyor
Ağrıyor kalbim sensiz ağrıyor
Hasretinden dolar gözlerim
Sensiz hayatı ben neyleyim
Son kez olsun seni göreyim
Hasretinden doldu gözlerim
Her an seni arar gözlerim
Allah için sevmeye,
Zalime dünyayı dar etmeye,
Bu canı Hak yoluna sermeye,
Hazır mısın söyle dostum?
Gönüllere girmeye,
Unuturlar seni ey can, unuturlar elbet...
O dar kapıdan, o karanlık menzile girdiğin gün,
Ardında bıraktığın ne varsa silinir gider.
Eşin, dostun feryat eder, gözyaşı döker amma,
Sadece o taşa, musallaya vardığın gün.
Hesap vereceksin Allaha
Akşam olur güneş batar
Mazlumun ahı sizi boğar
Zulmeden hesap verecek
Bir gün Allah’a varınca
Yanar gönlüm hasretinden
Akan seldir gözlerimden
Korkuyorum son nefesten
İmanımla al canımı
İmanımla al canımı hu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!