Ah be dilim,
Neler çektim senin sivriliğinden
Susmasını hiç bilmedin,
Söyletmedin, hep söyledin,
Duyardım da hiç bilmezdim
Gerçekten yokmuş, kemiğin senin...
Izdırapmış severken, hep ayrı kalmak
Diz dize olmak varken, hep uzak durmak
Kalpler sevgi doluyken, özlem yaşamak
Dayanmıyor yüreğim, yanıyor aşkım...
Ellerini elimde, isterim her an
Ölümüne sevdiğin, seni bırakıp gitti
Bilirim dönmeyecek, bu sevda burda bitti
Her şeyini verdiğin, baharını kış etti
Durma yüreğim ağla, bunu çoktan hak ettin…
Her karşına çıkanı, hep kendin sanıyorsun
Masayı, sandalyeyi su içine koymalı,
Paçaları sıvayıp, yerine oturmalı...
Rakı, bu mevsimde, böyle içilir,
Masada olmalı, kavun ve peynir...
Ne olurdu; güller açılsa da solmasa,
Mutlulukla kurulan yuvalar bozulmasa,
Kırılmasa gönüller, ayrılıklar olmasa,
Şu kısacık hayatta, hep gülse insancıklar...
Ne olurdu; büyük balık, küçüğünü yemese,
Şu yıllar öyle çok yordu ki beni,
Kırdı, parçaladı, un ufak etti,
Durmadan vurdular, dövdüler yani,
Dibek taşındaki, buğday misali...
Bu kadar çileye dayanmaz beden,
Sen o gemiye binerek, gittiğin zaman,
Bir kalp bıraktın ardında, yanıp tutuşan
Düşündükçe gözlerimden, durmadan akan,
Göz yaşlarıyla paylaştım, ben yokluğunu...
Rıhtımda bekliyorum, her an her zaman,
Sevgilim yok diyenler
Ne bekliyorsunuz hala
Hazırlanın hemen gidip,
Alın demiri, çıkın yola
Vira bismillah deyip...
Seni ben,
Kaşını yaya
Yüzünü aya
Hırçın bir taya
Benzetirim yar…
Özledim bir tanem, özledim seni
Mis kokan nefesi, kadife teni
Bir anda derinden yakmıştı beni
O sevgiyle bakan gözlerin nerde…
Omuz oynatarak olmaz deyişin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!