insan yığını kalabalıklar
tren garından başlar yolculuklar
iriyarı bir adam köşeli taşları adımlar
başı öne eğik evvel de öyle idi
tam tamına bir çeyrek asır önceydi
kaba kumaş pantolonu siyah deri yeleği
değişmez kıyafeti bir de mütebessim çehresi
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



