Göz yaşın ağır gelir, göğü delen dağlara.
Damlan bende sel olur, durmayan bir damlama
Ceşminden su akarsa, dönüşurüm câglara
Fırkatımdan ötürü, sakın aşkım ağlama.
Barış için cihad gerek, savaşmayan ölüm bulur.
Akan sular temiz kalır, duran sular necis olur.
Fakirlere yardım mı, cuma günü sadakan?
Utanmadan verdiğin, üç beş kuruş yalandan.
Kurtarır mı bu seni, ateş dolu sakardan?
Yoksullarla bir olmak, kan verdirir damardan.
Gün boyu dalga geçmek, benim meslek alanım.
Dil büyük bir gemidir, ben de onda kaptanım.
Ölüm senin başındadır, melek gelir gider canın.
Sefer yönün ateş olur, olmazsa bir güzel yanın.
Nübüvvet mehtabında, parladı yüce hâle.
Onun her bir huzmesi, aşkından yanan lâle.
Îmânın hayat suyu, ondan akan şelâle.
Susuz kalmışlar koşun, Ashâbı imtisâle.
Insan eti yiyenler, insan hakkı dediler.
Peygamber develeri, bunlar bilmez Peygamber.
Gül gibi göz boyarlar, gizli diken pençeler
Canavarlar pusuda, düşme yoksa seni yer.
Ulu kuşlar bile Allah diye inler ve öter.
Gezegenler bile Allah diye sonsuzca döner.
Koca yıldız bile Allah diye patlar ve söner.
Ama insan onu anmaz da kibirden "ene" der.
Kader gölgen ki ayrılmaz bedenden.
Yolun tâyin edilmiştir ezelden.
Kuran rehber mükellefsin amelden.
Kaçış yoktur ne gizlersin bilenden.
Nice zalim kül oldu, külünden güller doğdu.
Ya da suda boğulup, aleme ibret oldu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!