Şefkat dolu, hassas yüreğini,
Hasta ama iman dolu kalbini,
Ay gibi güzel ama mahzun yüzünü,
Unutamıyorum anne.
Seni unutmam mümkün değil anne.
İSİMSİZ ÇOCUK
Koydular önüne, karanlık bir gelecek,
Söndürdüler güneşi caddelerde
Mahkum ettiler sokaklara,
Geleceğe dair hayallerine,
Bu gece hüznün kaplamıştı karanlığı,
Taş kesilmişti yüreğim,
İçimde sarsıntılar,
Düşlerimde dalgalar,
Yüreğimden dudaklarıma dökülmeyen sözler,
Karanlığı perdeleyen güneş doğmayacaktı sanki,
Kan, hısım ve akrabam değildin,
Irkımdan, memleketimden hiç olmadın.
Dinimiz bir, dillerimiz aynı olmadı,
Çünkü ben seni dost edindim.
Karanlığa düştüğünde yoluna ışık oldum,
Gözlerimin derinliklerinde kaybolan duygularımı bulan oldun,
Kalbimin üzerindeki kara bulutları dağıtan yağmur oldun,
Hiç ummadığım bir anda kar altında yeşeren kardelenim oldun,
Yaprakları dökülmüş yüreğime bahar oldun,
Özlem, hasret ve gurbet kavramlarının anlamını sende öğrenir oldum,
Gözlerime bakıp, dilimdeki düğümleneni okuyanım oldun,
Somada, ocak başında, ocağı sönen kardeşim var,
Orada değilim ama yüreğimde hüznün var,
Madende, benim için gözyaşı ve acının adı var,
Ama hüzünlenme “ŞEHİDİM” millette fatihan var.
Dünya malının geçmediği sesiz karanlıkta inleyenler,
Gözleri plastik kablolarda inen damlalar da sabırla ayirmayan refakatcilar,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!