Sevmek öyle sıradan şey değil arkadaş
Yeri geldiğin de terk edileceksin
İncilmiş hissedeceksin
öyle bir rezil durum da bulacaksın ki
Kendini
Sessini çıkartamayacaksın
Şimdi bakıp gökyüzüne
Seslenmek vardı sana
Kararınca tüm evlerin ışıkları
İki ateş böceği gibi aydınlatıp geceyi
Dinlemek vardı senle rüzgarın sessini
Yasemin kokulu bahçeler vardı
Çocukluğum da
Bir de imkansız düşler
Geceleri gökyüzü bakıp
Yıldızların
Işıklarına göz gezdirirken
Vadide dallarını dökmüş kavaklar
Denizden dağlara doğru esen rüzgarlar
Bir ışık vurmakta
Milyon yıllık dağın taşına
Eyy! koca yaşlı dünya
Ne bu endişen
Korkularımız bir dağ gibi olduğunda
Her şeyi çözümlüyen soruları
Arayıp durduğumuz da
Sanırım bir çıkmazın için de
Bulacağız kendimizi
Ben öldüğüm de
Ne kadar hayalperestmiş diyecekler arkamdan
Yalnız biri için yazdıklarımı gördüklerinde
Bu nasıl bir sevgi kanser etmiş adamı be diyecekler
Uzaklar da bir yerde yağmurlar yağdığında
Gökyüzüne bak çocuk gökyüzüne
O yıldızlar buradaki gibi mi
Yoksa daha mı güzeller
bulutlara bak çocuk bulutlara
Bak ne getirir ne götürürler
Hangi dağın ötesinde ise
Eskiden senle saatlerce konuşurduk
Gökyüzün deki yıldızları, geçip giden bulutları yolcu edip
yalnız sözcükleri fısıldardık yeni doğacak güne
Sen hayallerinden söz ederdin bana
Ben hep gitmek istediğim uzaklardan söz ederdim sana
Çocuklar gibiydi düşlerimiz
Eskiden senle saatlerce konuşurduk
Gökyüzün deki yıldızları, geçip giden bulutları yolcu edip
yalnız sözcükleri fısıldardık yeni doğacak güne
Sen hayallerinden söz ederdin bana
Ben hep gitmek istediğim uzaklardan söz ederdim sana
çok belirgin bir şekil de
üstesinden gelemediğim bazı şeyler var
ama pes etiğim falan yok
14,09,2018




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!