Bilirsiniz.... Hani o annelerimizin, ablalarımızın, Türk kadınının işlediği, kenarına oya çektiği, renkli yünleri birbiri ardına dolayıp rengarenk dünyalar yarattığı el sanatı ürünleri.... Her üründe ayrı bir zerafet, her üründe ayrı bir el ve göz nuru...Onlar her zaman güzel, her zaman özeldir.
En çok da gelin gibi süslenen, parmakların üzerinde sayısız izler ve renkler bıraktıği, basmaya kıyamadığım (Oğulcan’ın sütünü döküp beni üzdüğü ve sonra özür diledigi gün dışında) , Anadolu’nun en güzel resmini sergileyen “Halılar” ilgimi çeker. İnce, narin el mimarisinin en güzel örnekleri.... Üzerindeki her ilmikte, her renkte, kenarındaki her saçakta Anadolu’nun izlerini taşıyan “Halılar”...
Bazen bir kuşun kanadı, bazen yaşama doğru yürümeyi öğrenen bir bebeğin ayakları, yahut bir annenin nasır tutmuş elleri... Baktığınızı görebildiğinizde çok şeyler anlatırlar...
Bir de kahrolası gururum.
Kelepir bir hayatla, ucube bir dünya arasında
Gidip gelen eski bir taka misali yaşarım, yaşamaksa
Zaten karanlık geceler misâli bahtım




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta