Küçüklüğümden beri, iyi anımda benimle eğlenen,kötü anımda benimle ağlayan,yokluğunda annemi aramayan,sessiz iyimsever bir insandır,halam gönlümde bir anne ünvanı kazanmış,gönlümde sonsuz sevgisiyle sürdürdüğüm bu hayattan bir an bile sıkılmadım.Bitanecik halama;
Kalpi sevgi dolu halamı çok seviyorum.Ne onu anlatmaya nede onu ne kadar sevdiğimi belirtiğim kelimeler satırla sığar.Kalbimde bir anne ünvanı kazanmış halam herşeyimdir.Annemi ne kadarda seviyorsam onu da bi okadar hatta daha fazla seviyorum.Halam bemim ciğerimdir.Ne zaman bir derdim olsa zerre kadar şüphem olmadan halama giderim.O da beni en sıcak haliyle karşılayıp,bana şefkat gösterir o bitanedir,benim için essiz bir güzelliğe sahiptir,kalbim onun nefesim onun içindir aldığım her nefes onun bana verdiği nefesin dörte biri bile değildir.Halam herşeyim ömür torpum...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta