Padişah mı oldun sen yürü yürü
Parsel parsel sattın vatan mülkünü
Tahtın tacının yıkılacak günü
Hesabını sorar bu millet yürü
Gününü gün ettin köşkte sarayda
Silivri zindanı geceden kara
Mektuplar yazdım yanık yanık yare
Geleni gideni sokmayın zora
Silivri zindanı katrandan kara
Gece gündüz belli değil çok yaman
Bırak yakamızı yeter avutma
Pranga vurdun gelecek umuda
Demir tavında dövülür ocakta
Cekıç örs de şekil verir unutma
Tarlada maden de fabrikada biz
Erzinca'nın bağlarında
bülbüller öter
Mor dağlarında yanar gezerim
dumanım tüter
Seveni sevene kavuştur mevlam
Bu hasretlik canıma yeter
Şahitsiz her gece garib ağlıyor
Gözü yaşlı isyanda kalp yanıyor
Dünya fani garib figan ediyor
Saatler geçmez ki zalim geceler
Göz yaşı yol bulur yanaktan akar
Duman çökmüş dağlara
Yar oturup ağlar mı
Gurbet mesken olunca
Yüreğini dağlar mı
Ne deyim yar ne deyim
Benim gibi var mı gizli ağlayan
Çektiğim çileyi bilirsin kader
Yürek yarama tuz basıp dağlayan
Alın yazım kara mı zalim kader
Ağladıkça kurudu gözde yaşım
Havuzun başında güllerin var mı
Dalında şakıyan bülbülün var mı
Kız Zeynep gidelim bağa bostana
Al yanaktan seni öpenin var m
(Çifte benden seni öpenin var mı)
Bizi yakan ayrılık sancısıdır
Gözümüzden düşen yaşlara döndük
Bir daha kavuşmak yar hayal olur
Acılarla neden bedel ödedik
Dünya düzeni yalan dolan olduk
İçimde yanan ateş küle döndü
Umudum ışığım sen gittin söndü
Göçmen kuşlar çoktan yuvaya döndü
Ayrılık vurunca hayatım söndü
Rüyama misafir gelsen her gece




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!