Gece saat üçtü kapı çalındı, aç diye bağırıyordu memur bey...
Açtım ters kelepce vurup yatırdılar yere ,dedim abi suçum ney...
Elini saalladı sivil olanı ,saymakla bitmez hey babam hey...
Emniyette yedi dosya koydular önüme aranıyormuşum hakim bey..
Memurun biri yanaştı, bak dedi canım kardeşim...
Gel yorma beni, çok yorgunum evde bekler çocuk eşim..
Kabul et olsun bitsin, yoksa burdan çıkar leşin…
Sonra öğrendimki, yedi dosyadan aranan, fail benmişim…Hakim bey…
Sordu biri gazi paşada gece bir cinayet olayına karışmışsın…
Karşı kaldırımdan yürürken öbür tarafa yanaşmışsın...
Üç kişiye kafa tutup hiç yere dalaşmışsın…
Belindeki silahla Üç el ateş edip sonra kaçmışsın dedi…Hakim Bey
Derdi hep rametli babam şeytan saatidir gece çok gezme...
Yere bak yürüde ,bir karıncayı bile yok yere ezme...
Sen sen ol , el namusunu alıcı gözle süzme...
Sen kendi gönlünü yere düşürde karşındaki gönlü üzme...hakim bey...
Kabul etmedim ,önce don katına kadar soyup yokladılar…
Elin bir tersi bir düzüyle epeyce tokatladılar...
Üç kişi bir olup, hiç acımadan habire jopladılar...
Nasıl söylüyeyim ,malum yerden ceyranı verip şokladılar...hakim Bey
Kuyumcu Gasbı yazıyordu dosyada, bilmem kimden neyi çaldım…
Hem ne aldımsa alın teriyle, çalışıp helalinden aldım…
Kaç gece varki uykuya yarı aç yarı tok daldım...
Şükret kapısı varken, minnet kapısını bile çalmadım…Hakim bey…
Halde hamalım sırtıma yüklerim kah çuvalı üç beş kasayı...
Yük kaldıramaz oldum ciğer iflas etmiş yeni bıraktım cigarayı...
Bu günlerde kafam rahattı , ödemiştim üç aylık birikmiş kirayı...
Değil altın gümüş, fazladan istemem üç beş lirayı... hakim bey…
Olmadı zararım kimseyeki, hem pek yoktur eşim dostum…
Kendi halinde bir garibim , iki eski gömlekle bir yırtık cekettir postum…
Helal önde atlı ,ben ise peşinde hep yaya koştum…
Şikayetim yok HUDA dan, şu dünyada ne kötü , nede hoştum…hakim bey…
Kahvehane baskını diye aldılar baba yadigarı tek kırmayı…
Av nedir bilmem , hep vurmayı hayel ederdim gözünden turnayı…
Amorti bile vurmadı, cemakende gördüm sadece markayı…
Bizim imam vermişti ,şu sırtımdaki eski soykayı…hakim bey…
O bahsi geçen mağazayıda ben soymadım…
Seyrederken camekeni kaçkere kovdu çalışan gönül koymadım…
Nice niyetlenip yokladım cebi , utandım fiyat bile sormadım…
Çalıp çırpmayı rüyamda dahi görsem hayra yormadım…hakim bey…
Sayın savcı ,Hem yoktur hâldeki cinayetle bir alakam….
Esnaf deyildi maktül, tefeciydi aha şahittir şu iki yakam…
Bir gün dolu olsa , birgün boş olurdu cebimdeki tabakam..
Bir kaç kere borç aldım pek yoktu ne samimiyetim, nede şakam… hakim bey…
Şirret adam banka gibiydi , üç verir beş alırdı…
Vadesi dolmadan utanmaz kapıya dayanırdı…
Bir düşen görse sülük gibi kanına abanırdı…
O vampirin sırtında kul hakkından başka ne vardı …hakim bey…
Bilmem doyururmu şu toprak, aç gözü doyurmak zormuş...
Duydum ,Komşusu aç yatarken ,kendisi tıka basa doymuş..
Yetmez demiş ,ulan fukara hırsızı bile ayakta soymuş…
Hoca hutbede söyledi ,cehenneme ateş burdan gidiyormuş hakim bey…
Hem bütün suçlamaları kabul ederimde, bu taciz suçu neyin nesi…
Şahittir RAB’ bim kulağımdan beynime salmadım bir haram sesi…
Oldu yaşım kırk küsürde , daha düşmedi üzerime bir mahrem gölgesi…
Annem yaşındaydı komşu kadın , öldürmeden öldürür ,iftiranın böylesi..hakim bey…
Ramazandır dedim, şu komşuya bizim fakirhaneden bir tas çorba ikram edeyim…
Mutfağın kazanında et yahni kaynatıyormuş komşu ne bileyim…
Bir yamalı çekete birde çorbaya bakıp kafama geçirdi tası beyim…
O kızgınlıkla bir tokat patlattık kadına, kırılsaydı şu elim bileğim…hakim bey…
Şu insanoğlunu bıldırcın etiyle beslesen tatlıda olmayınca doymuyor…
Önüne bulgur aşı sürsen gücenip çaya kalmíyor...
İyi günde canımı verim diyen kötü günde kayboluyor…
Bu iki yüzlü maskeler hangi pazarda satılıyor hakim bey…
Sorma suç ortağı , satıp gitmeyen kalmadı şu gölgemden başka…
Habersiz bir yar sevdik , oda satmadan yol verdi garib diye aşka…
Hatasız dost olmaz dedik , olmadık adama nicekez çıktık arka…
Ne zaman koysam işi yoluna , Kader hep çomak soktu dönen çarka…hakim bey…
Nice adamın ipiyle indim, ipi koptu kuyu başında…
Tatlı diye yedik Meğer yılan zehri çıktı aşında…
Merhametimiz bitti, sömürenin timsah çıktı göz yaşında…
Döktüm aşı , adamlık bizde kalsın
ipide attık kuyu başında…Hakim bey…
İnsan su misali girince bir kaba rengide değişir şeklide…
Kimi hızır gibi yetişir, kimi insan elbiseli şetandır belkide…
Bilemedim başımda esen bu nasıl bir yelkide…
Şaştı bu işe üstünde yürüyeni,
toprağın altına geçmiş yerdekide…hâkim Bey…
Malum Parti binası yangınıylada hiç bir alakam yoktu…
Müdavimlerinin kafası gündüz ayık geceleri hep sarhoştu…
Garibanla İşleri olmaz, cebi kabarık olanla araları hoştu…
Tezgahlarında Sattıkları lafların içi hep boştu hakim bey…
Binanın kumunu , çimentosunu akşama kadar sırtıma yüklediler…
Abi akçe dedim biraz bekle dediler…
Beş gün gidip geldim, üstüne birte kötek çektiler…
Gördükleri bu zulmü, tarlaya önceden ektiler hakim Bey…
Alın terinin kokusu üstümüdeki kaşınızı çatmayın…
Taşradan geldim ağzımın kalabalığına bakmayın…
Azdan çoktan üçbeş kelam biliriz,lafımızı yabana atmayın…
İçinizdeki Vicdanınıza sormadan bu dosyayı kapatmayın… hakim bey…
Bakma iki büklüm belime ,HUDA ne ceza yüklemişse çekerim…
Kader sofrasından hep acı yedim,
olmadı hiç tatlı, şekerim..
Bu dünya hanesine garib geldim
gene garib çeker giderim...
Varsa bir hükmün, bu dünyadan beratımı isterim… hakim bey…
Ve duruşma salonunun sessizliğinde kırılan kalemin çıtırtı sesi…
Bu yargının elindeki urganda , nice garibin kesildi son nefesi…
Nice zalimleri hesaptan kurtarırken kalın ensesi…
Senin Adaletin Mülkün temeline kabul etmiyor herkesi…hakim bey…
Az zaman sonra gazetelere düştü boy boy manşet…
Asıl suçlu bulundu ,adaletin darağacında yargısız vahşet…
Fahri yerine , Bahri diye zabıt tutmuş memur Neşret…
Keserken bir urgan nefesini Bahrinin ,
Son sözü YARAB beni mazlumlarla beraber haşret… hakim bey…
Garib Garib
Kayıt Tarihi : 31.3.2025 05:48:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!