Günah bir şehir, her yiğidi çıldırtan endam, yolları çıkılmaz, sokak ardına sokak
Hakikat değirmeni döndükçe arada un ufak olan ben, şaşkın, korkak;
Değirmenci, cömertçe doldur şimdi küfeme yıldızları, öp anlımdan
Taşları yavaş çevir, ezdin yalandan rüyalarımı, pamuklardan ak, kardan yumuşak,
Kara kazanım kaynıyor, el bilmez, alem bilmez, kardeşim bilmez içinde et mi kaynar dert mi?
Dertlerim uzaktan görününce, bilmem ki mısralarım nurdan mı, kederden mi?
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



