Milletin efendisi geldi adem.
Davul zurna çalsın geldi neşem.
Derdimi anlatıp bir oh çeksem.
Geldi Adem çayımda var dem.
Milletin efendisi geldi Adem.
Anlamıştım sende yok merhamet.
Yanılmışım aşksofranda yok ziyafet.
Güzelliklerin sende saklı ziynet.
Beni benle bırakıp git uzaklaş.
Güzelliğinin sihrinde büyülü.
Yıl 1977 şubat ondördünde.
Sokağı sensiz döndüğümde.
Karşımda seni gördüğümde.
Aşkımız yeniden başladı.
Ben ondördümü sürdüğümde.
Sana altmışbin metreden sesleniyorum.
Güneye kulağını daya belki gelir sesim
Sana söylemediklerimi iletiyorum.
İstanbul biten bir aşkın yeri habersiz.
Sana atmış kin nefretini geliyorum.
İzmir aşkı içimde yanar.
Ancak bunu İzmir li anlar.
Yaşanılan onda anılar.
Beni senden ayırmasınlar.
İzmir aşkı içimden çoşar.
Deniz kokusu taşıyan çocuk.
Tuzlu sulu toprakta oynuyor.
Fuarda kaybolan küçük tutuk.
Anonsta adı ve tarifi geçiyor.
Bostanlı sazlıklarında bir oyuk.
Aydın efesinin gölge ağacı incir.
Efenin neşesi tadı enerjisidir.
Mazı böceği ile meyve verir.
Allah'ın yemini üzerine incir.
Aydın şifa halkasında bir zincir.
Bir tren geçtiğinde raylarından.
Gecenin sessiz karanlığında.
Bir hoş olur içim ayrılığından.
Sabah olup gün ağardığında.
Bir imtihan vakti sabahtan.
Her sokağın köşesinde görürüm diye.
Dolaştım İstanbul sokaklarında niye?
Sen bir gün çıktın karşıma hediye.
Cesaretim yok sevdiğimi söylemeye.
Her umudumun içinde sen vardın.
Döne,döne,düşen kuru yapraklar.
İçimde hüzün ve yalnızlığım var.
Yağmurun,altında ıslanan biri.
İşte,o senin mağdurun yar.
Döve, döve savuran rüzgar.




-
Hakan Özüçelenk
Tüm YorumlarKabiliyet arzeden özelliğimin denemelerini şiirlerimle ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Eğitimim sırasında edebiyat hocalarım bu konuda sadece yazdıklarıma not vermemekle yetindiler Benim bunları yazamayacağımı belirttiler Hatta bir yarışmada birinci olduktan sonra bu yaşta bu çocuk bunu yazamaz diye İ ...