11. SAAT (Amazon kadınının sıradan bir günü)
Dün gece olurken döndüm evime,
Evim,
12 EYLÜL VE ON İKİ YAŞINDAYIM
Ağustos ayının akşamıydı, çoluk çocuk ve mahallenin dedikoducu anneleri çekirdek çıtlatırken
Toroslardan beklenmedik sıcak kavurucu bir rüzgar esti aniden,
Ben sen olunca
Dönerim çevremde
Gökyüzünde yansıyan ayna, beni içine al…
kocaman bir odanın ortasında
koşar adım bir karınca...
en yakın arkadaşı ondan dünyalar kadar uzak
evini aramakta.
Boşluğunla varsın:
İblisin koynundan hesap vaktine uzanır
Geleceklerin içine iştahla girer kötü tohumlar,
Sessiz yürüyen kaba ayaklı hayat,
Yeri ne güzelde kavrıyor.
Üzerinize doğru geliyor oklarıyla,
ince salınımlı bir su gibi akarken zaman
bir gömüt çıkar karşınıza, yandan;
kavis çizerken su,
tortular birikir arkasından.
engebeli yollar bu topraklar...
ikindi sonrası günbatısı bekler karanlık
gecenin içine ihanetin yaprakları açılır
aysıyan yüzler ikna edici mahkumiyetteler
telaşlı, yalvarır gözler, zamandan borç ister
yıldızların arkasına çağırır,
KEDİ
Cennet neresi, hangi dağlar ıslak yağmura adanmış
Hangi dağlar yağmurun egemenliğinde ağlar geceleri
Kalemim bilinmişe eğilmez, ruhumsa ona dilenmez.
Üzerini başını çekiştiren dünya, eskimişliği silinmez.
Kent türküsüdür söylenen:
'Belime kadar betondur yarım, toprak arar diğer yanım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!