Anlayana sivrisinek saz,
Anlamayana davul zurna az.
Boşa olmaz anlatılanlar
Örnek değil mi yaşanılanlar
Bir yol ki tuttuk yürüyoruz
Sormazlar mı? Hani nerde? Nerede?
Kim aldı? Kim götürdü? Ne kadar?
Nereye? ...
Ne kaldı geriye?
Söyleyin! ! !
Eyy… Erenler
Tutturmuşuz hep ben ben
Benden olursa, yanaysa benden
Yapıveririm viraneyi…
Değilse …
Yok edin! Kerhaneyi…
Şimdi deyin hele bir!
Kim kurdu? ... Bu meyhaneyi?
Bu sermayeyi? Bu tımarhaneyi?
Dostlar acılar içinde…
Koskoca dünyalar, hülyalar
Bir yap boz oyununda…
Nasıl da oyalanırlar, aldanırlar
Acep kimi kandırırlar? ? ?
Var mıdır? Bunu anlayanlar
Hep yalanlar dolanlar…
Hani nerde doğrular?
Sevgisiz kurulan yürekler
Hep çıkar peşinde gidenler
Bir gün gelir kol kırılır
Görünür acılar ve dertler
Sevgiye el aman dilerler
Ama bilmezler…
Ne ederlerse…
Hep kendilerine ederler
Boşa kürek çekerler
İşte bu yüzdendir!
Bir türlü gemiyi…
Yüzdüremezler.
Kubilay ÖğütverenKayıt Tarihi : 29.10.2008 19:06:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (1)