Yere düşerken
Yapraklara git çırak
Ol öyle büyü
***
Bahar yağmuru
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Devamını Oku
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..




siirde bi sey yok.. sadece ve sadece bize adaptasyon sorunu var..
icerisinde duygu ask sevgi noksanligi var..
dogrusu su sekilde olmaliydi..
yapraga cirak ol.. hep oyle buyu
gir koynuma uyu.. sevdigim uyu
saclarin andirir adeta tuyu
ey benim baharim gir ki dusume
dokun elin elime sakin usume
cekerim kafayi icer meylerim
ben seni ucurtma filan eylerim
el yordam bilirim bahar gelirse
ardarda otusur kuslar delirse
hapsirik tozu cikilmaz basa
uzun omur sur yarim cok yasa
.. gibi bi duzenleme ile nispeten.. canli siir olacagina inaniyorum..
bu capon gavuru plastige demire bakira hayat veriyor ruh veriyor..
robot yapiyor.. kagida hayat verip rengarenk cicek turna yapiyor.. origami ile.. siir niye yapamasin..
elektronik olarak makineye ruh veren makinelesmis.. duyguyu yitirmis.. adapte sorunu var hepsi bu..
bu guzel secki sebeb kurula tesekkur eder.. yorum ile olumlu olumsuz katki saglar.. bilgi v e renk verir herkese saygilar..
siirde bi sey yok.. sadece ve sadece bize adaptasyon sorunu var..
icerisinde duygu ask sevgi noksanligi var..
dogrusu su sekilde olmaliydi..
yapraga cirak ol.. hep oyle buyu
gir koynuma uyu.. sevdigim uyu
saclarin andirir adeta tuyu
ey benim baharim gir ki dusume
dokun elin elime sakin usume
cekerim kafayi icer meylerim
ben seni ucurtma filan eylerim
el yordam bilirim bahar gelirse
ardarda otusur kuslar delirse
hapsirik tozu cikilmaz basa
uzun omur sur yarim cok yasa
.. gibi bi duzenleme ile nispeten.. canli siir olacagina inaniyorum..
bu capon gavuru plastige demire bakira hayat veriyor ruh veriyor..
robot yapiyor.. kagida hayat verip rengarenk cicek turna yapiyor.. origami ile.. siir niye yapamasin..
elektronik olarak makineye ruh veren makinelesmis.. duyguyu yitirmis.. adapte sorunu var hepsi bu..
bu guzel secki sebeb kurula tesekkur eder.. yorum ile olumlu olumsuz katki saglar.. bilgi v e renk verir herkese saygilar..
İNSANLAR PEK ÇOK ŞEYİ ÖĞRENMİŞLER.
KUŞLAR GİBİ UÇMAYI.
BALIKLAR GİBİ YÜZMEYİ.
FAKAT ÇOK BASİT BİR ŞEYİ.
KARDEŞ GİBİ YAŞAMAYI ÖĞRENEMEMİŞLER.
Martin Luther King
kanra545: 1. Tarihçe Japon söz sanatının 9-12. yüzyıllar arasında geldiği evrede dinsel ve kırsal temalar üzerinde yoğunlaşan ve 5-7-5-7-7 hece ölçüsünde yazılan koşuklar ortaya çıktığı görülür. Türkiye’de Yunus Emre’nin adında cisimleşmiş tasavvufi halk edebiyatının eşleniği gibidirler. Bunun adı Tanka’dır. Sıkça Tanka şölenleri düzenlenir, yarışmaları yapılır vs. Japon toplumuna eskiden beri hakim olan korporatist düşünce biçiminin de beslemesiyle bu tür yarışmalarda yavaş yavaş farklı bir tarz ortaya çıkar. 5-7-5-7-7 olan biçim, bir ozanın söylediği 5-7-5 ve ona katkı olarak başka bir ozanın söylediği 7-7’lik iki parçaya bölünür. Renga ortaya çıkmıştır. Artık Tanga yarışmaları değil Renga partileri revaçtadır. Zaman içinde Renga partilerine ozanlar “ceplerinde” hazır, başlatıcı 5-7-5 dizelerle gelmeye başlarlar. Hokku ya da Haiku başlıyordur artık. Tanka’dan Haiku’ya bu geçişte yapıdaki değişikliklerle birlikte, üslupta da bir takım değişiklikler olmuştur. Dinsel konular, yazarın kendi izlenimleri, imgeler, güçlü sözler terkedilmiş; yerini yalın gözle ve asilinden köylüsüne herkesin görebileceği, doğa ve günlük yaşamdaki belli bir anı yakalayıp ona işaret etme olarak tanımlanabilecek bir üslup almıştır. 2. Haiku Estetiği Haiku bir şiir biçimi değil, bir algılama biçimi de değil, bir görme biçimidir. O, bir “an”ı, sıradan olaylar içinde bir “an”ı yakalayıp onun iç doğasına daha sonradan ve bir başkasıyla birlikte nüfuz ederek o “an”ı kalıcı bir “anı” olarak paylaşmayı hedefler. Deyim yerindeyse, “bak orada, şu anda ne oldu; ben gördüm/duydum/ dokundum/tattım/kokladım” der. Beş duyunun dışına çıkan, antropomorfizmin dolayımlarından geçen, yorumlama içeren, kendini anlatan bir tür değildir haiku. İmgeye bile çok az başvurulduğu görülür. Çünkü bu tür dolayımların başka biriyle paylaşımı azalttığı ve giderek engellediği düşünülür. “Göster, ama sakın söyleme!” Kural budur. Ve karşındaki de bu yalın anlatımdan esinlenerek o yalın anlatımı başka bir yalın anlatımla yeniden anlatabilme gücüne sahip olmalıdır. 3. Haiku Yapısı Haiku, yapısal olarak 2 asimetrik parçadan oluşur denebilir. Bir durumu işaret eden ilk dize, ve onunla ilintilendirilecek başka bir durumu işaret eden ve genelde iki dizeden oluşan ardılı. Bu formda ilk dize ile son ikisi arasında bir tür iletişim, çağrışım, titreşim vb. diye adlandırılabilecek bir tür ilişki vardır ve deyim yerindeyse bu tür bir rezonans ne kadar güçlüyse haiku o kadar “iyi” addedilir. Japonya’da ortaya çıktığı şekliyle haikuda, ilk dizenin mevsimsel bir tanım içeren veya onu ima eden cümle(cik) olması esastır. Genelde kabul gören başka bir esasa göre, “iyi” haikuya sözcük eklemek, çıkarmak, herhangi bir sözcüğün yerini değiştirmek mümkün değildir. Yani “iyi” haiku, sağlam bir betonarme yapı gibi olmalıdır. * Bu yazı Haiku'ya ilişkin, ismi lazım değil bir küçük edebiyat dergisine, tanıdığım olan editörünün ricasıyla hazırlamaya başladığım, sonra da editörünün yayımlanmasından vazgeçtiklerini söylemesiyle yarıda bıraktığım bir haiku yazısı... Aşağıda ise bir yahoo grubunda, ismi lazım değil bir vatandaş ile giriştiğimiz bir haiku düet denemesi... Sol onun sağ cenah benim oluyor. Şimdi... Bu düet haiku değil... Ama Tunç'unki de değil... Neden? Nedenselliğin ipuçlarını o yazıda bulabilirsiniz... :))) Sevgiler. Mehmet KILIÇ '85
Japon işi ısmarlama bir şiir örneği ile karşı karşıyayız. Moda tabiri ile teşekkürler seçki, teşekkürler şair. :)
Bir dayım var idi çay tiryakisi
Ormansız bir köyde orman bekçisi
Ölünce dayısız kaldım erenler
O yüzden kendimi saldım erenler.
Ağcılık dağcılık yağcılık bilmem
Bu huyumdan sebep pek te sevilmem FK.
6+5 olsun diye küçük bir rötüş yapıldı.Afffffffffffffffffffffffffff.
Ağcılık dağcılık yağcılık bilmem
Bu huyumdan dolayı pekte sevilmem FK.
%50 Ismarlama şiir
Yıllarca beraber geçen bir ömür
Ne tartmaya gelir ne de satmaya
Acısı tatlısı geçen geçmiştir
Ne atmaya gelir ne de satmaya
Kaşların altından süzersin beni
Çatma kaşlarını üzersin beni
Sade sen mi çektin yokluk günlerin
Yokluk köprüsünden beraber geçtik
Beraberdik ıslandık çatı altında
İyi mi kötü mü beraber seçtik
Kaşların altından süzersin beni
Çatma kaşlarını üzersin beni
FK.
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta