Ver elini ellerime
Sıcaklığını duyayım
Daya biraz göğsüme
Öpüp te koklayayım
Şöyle dur karşımda
Göz vermiş yaradan gör ibret al diye
Niye görmezsin gözün yumarsın
Mahşerde gördüğüne şahit olacak
Niye gezersin bu alemde gören kör gibi
Gün doğdu sabah oldu
Gönlüm hüzünle doldu
Bu yıl da kurak geçti
Bağım bahçem viran oldu
Meyve dalında kurudu
VUR
Korkma yürü Türkün türküsünü söyleyerek
Ödün verme başını dik tut ya rab diyerek
Bin tepesine indir yumruğunu vur acıma
Düşmana aman verme onu küçümseyerek
Vurdun beni
Yıllar geçti gelmedin
Sevdiğimi bilmedin
Seni çok özlüyorum
Yüreğimden silmedim
VUR ELLERİ
Vur elleri elleri de
Görelim güzelleri
Döne döne oynasın da
Âlemin güzelleri
Döne döne oynasın da
VUR ABALIYA
Esiri olduk paranın pulun
Hatırı kalmadı hiçbir kulun
Sonu karanlık görünmez yolun
Millete acınmaz soyan soyana
Bizim köye yağmur yağmaz
Ektiğimiz arpa, buğday olmaz
Kurur gider verim alınmaz
Yağdır Mevla’m yağmurunu
YAĞMURU SEVMİYORUM
Bir dağ köyünde
Anam doğurmuş beni
Doğayla iç içe
Haşır neşir büyüdüm
Bir tarafta orman
Nimet olup yağsaydım gök yüzünden
Fakir fukara garibanın üstüne yağardım
Yıllarca çekmiş yorgun düşmüş gönüllerden,
Tüm acılarını alıp ferahlatmak için yağardım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!