Bir aşçı Edirne Beyazıd Külliyesi'nde,
Yahya Baba diye anılırmış çevresinde.
Türlü türlü pişirirmiş arkadaşlarına,
Ama pilavı benzemezmiş başkalarına.
YA ISLAH ET YA DA KAHRET
Ya Rabbim! gör şu zalimi
Ya ıslah et ya da kahret
Bu ettiği mezalimi
Ya ıslah et ya da kahret
YALAN
Kahpe ermeniyle ayin yapanın,
Siz siz olun etrafından dolanın,
Kendi söyler yine kendi inanır,
Aslı astarı yok, kokmuş yalanın.
YALANCI
Doğrunun yanına hiç varmıyorsun,
Acabayı kendine hiç sormuyorsun,
Ne ile meşgülsün hiç bilmiyorsun,
Benden uzaklaş nolur! Dost kalalım.
YALANDAN OLUŞAMAM
KURT'um Diye Her İT'le Dalaşamam;
Herkese Yaranmaya YILIŞAMAM;
SEVENİM Bir Elin Parmağı Kadar;
Neysem Oyum YALANDAN Oluşamam.
YALANMIŞ
Yürekte sızı, gözlerim sulanmış,
Uzağa giden bakışlar bulanmış,
Tutan el; gören göz ister bu gönlüm,
Selamsız geçen her günüm yalanmış.
YALNIZLAR ŞEHRİ
Bende benden başka kim içer,
İçime akıttığım zehri.
Bende benden başka kim çeker,
Kendime ettiğim kahrı.
YAM YAM
Hor görür koyun güdeni,
Cahilin önde gideni,
Haline baksan medeni,
Elleri yam yam sanıyor.
YANDI! YÜREKLER HALA YANMAKTA
Hainle dolmuş şehirler, dağlar,
Bacılar yaslı karalar bağlar,
Boynu bükülmüş, yetimler ağlar,
İnsan olan yaşını silmez mi hiç?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!