Susadım, Erciyes'ten kar suları getirsen de istemem,
Lebi deryalardan soğuk sular sunsan da istemem,
Buzlar koysan da koynuma geçmez gönlümün harı,
ANA elinden bir damla ılık sudan başkasını istemem.
Hacı İbrahim SAĞIR
Özde tüter buram buram,
Andıkça sızılar şuram,
Sıla demeyin dostlarım,
Kapanmaz açılır yaram.
Ne hava, ne toprak, ne su,
Görünce bir mehlika, gelmişsen birden aşka,
Dur hele evlenmeler beş boşanmalar bir dakika.
Vakti gelince ara bul ister fakir ister zengin,
Evlenmekse maksadın eğer o ise senin dengin.
Bir atmaca olmak vardı şimdi Erciyes'ten süzülen,
Gözlerini ödünç almak, uzakları yakın etmek için.
Bir seher yeli olmak vardı usulca aşağılara süzülen,
Sılada ana yanağında gezmek, yüzünden öpmek için.
Hacı İbrahim SAĞIR
Kahvelerde pişpirik oynamaktan
Çocuğuyla oynamaya zaman yok
Kendilerin süsleyip püslemekten
Çocukları giydirmeye zaman yok
Gurbet elin sokaklarında,
Sokağın hatırlamak var ya?
Esen yelin fısıltılarında,
Hasretini dinlemek var ya?
Sıcak bahar yağmurlarında,
Toprağını koklamak var ya?
Yine bir akşam üstü,
İşinden çıktı, servise bindi.
Yaklaşık bır saat süren yolculuktan sonra,
Şehrin en kalabalık bir semtinde indi.
Evinin yoluna koyuldu.
Kıvrım kıvrım sokaklara daldı.
vermek istedim seni genç bir kıza
burun kıvırdı bakmadı ki yüze
yetişemezmiş hayattaki hıza
dedi istemem ben seni yaşlılık
vermek istedim bir delikanlıya
Mehmetler şahlanmış, Çanakkale bir mahşer yeri,
Cüce ruhlu küffarın dönüp gittiği gün gerisin geri.
Ne topu vardı Mehmedin ne mermi ile dolu tüfeği,
Küffarlar yığılıp kaldılar görünce imanla dolu yüreği.
Şehitlik yarışında yaşlılar,
Kadın, erkek, bekar, eşliler,
Kahramanlaşır onbeşliler,
Çanakkale destan yazarı.
Şehit dolu nereye baksan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!