AREFE
Namazdan sonra güzel uyumuşum. Saat dokuza doğru kalktım, kahvaltımızı yaptıktan sonra, hanımlar Cebel-i Rahmete çıkmak istediler. Hadi gönülleri kalmasın diye yola koyulduk. Kaynanamda yanımızda tabi. Eksik kalır mı. Önümüzdeki tepeye çıkınca, karşımızda görünüverdi. Dün akşamkinden daha kalaba. Kaynanam karşı tarafa gideceğiz deyince hemen su kaynattı.
-Ben daha gidemem. Dedi.
Mecburen yanında ben kaldım. Hanımlar yollarına devam ettiler. Seyretmek bile başka bir haz veriyor insana. Yarım saat kaynanamla beraber oturup, hem konuştuk, hem seyrettik. baktık ki gelmeyecekler biz çadırlara döndük. Onlar da bir saat sonra geldiler.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta