GÜL
Gülistanda olur güller,
Tatlı şirin dil ister gül.
Ahu zardaysa bülbüller,
Seher vakti yel ister gül.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Kutlarım efendim harika bir şiir, kaleminiz tükenmesin.Saygılarımla
Kokuyu sindidir aşka,
El vereni koyar köşke,
Gönülden yaslanır meşke,
Al boyalı şal ister gül,
Çok güzel bir hece şiiri okdudum üstadım, su gibi akıcı dizeler...Yüreğinize sağlık...Saygılar...
güzel bir eser okudum,mani türünde,halk şiiri türünde,Anadolu kokan,kendimizi anlatan çok güzel bir eser.
Tebrik ediyorum üstad
Gönülün istediğindendir..Gül gönülde biterse hele...Kutluyorum çok güzeldi...
Acısıyla inleyecek,
Sözlerini dinleyecek,
Kendisini anlayacak,
Bir vefalı gül ister gül...
Osman Hocam Tebrikler...
Sevgiyle kalın.
USTA ŞAİR MÜKEMMEL BİR ŞİİR...
SİZİ VE KATILIMCI TÜM DOSTLARI CANI GÖNÜLDEN KUTLUYORUM OSMAN HOCAM. SELAM VE SAYGILARIMLA...
AKŞAM AKŞAM BU GÜL YİNE KARŞIMA ÇIKTIYA ÜSTADIM.
( ŞIMARIK BULUYORUM DA GÜLÜ. BAŞINI GÖĞE ÇIKARTTIK BUNUN :.))))
EMEĞİNİZE SAĞLIK TAM PUANIMLA ANTOLOJİM.
Sevgili dostum, can kardeşim
GÜL ister haklı olarak. Siz de vermişsiniz istediklerini en MÜKEMMEL şekilde. Kutlarım ALKIŞLARLA gönülden. Tam puan gönül denizimden.
Mavi gözlü yeşil yonca,
Mevsim bahara uyunca,
Sevdalanıp açar gonca,
Tutulacak el ister gül.
Kokuyu sindidir aşka,
El vereni koyar köşke,
Gönülden yaslanır meşke,
Al boyalı şal ister gül,
Kafiyelere, ayaklara dikkat! SÜPER! HER ZAMAN.
Tebessüm kokulu bitimsiz sevgilerimle...
_____________Âlimoğlu___________
GüL-2
GÜL
Gülistanda olur güller,
Tatlı şirin dil ister gül.
Ahu zardaysa bülbüller,
Seher vakti yel ister gül.
Mavi gözlü yeşil yonca,
Mevsim bahara uyunca,
Sevdalanıp açar gonca,
Tutulacak el ister gül.
Kokuyu sindidir aşka,
El vereni koyar köşke,
Gönülden yaslanır meşke,
Al boyalı şal ister gül,
Bağlamanın sarı teli,
Türkü söyler deli deli,
Çağlayınca gözün seli,
İncitmeden sil ister gül.
Şarkıların değmeleri,
Çözer aşkın düğmeleri,
Hüzünlense nağmeleri,
Dertli dertli çal ister gül.
Girince gençlik çağına,
Düşer yolun gül bağına,
Sitem etme Kaf dağına,
Çiçeğinden bal ister gül.
Her baharın vardır güzü,
Vuslatî’yem sözün özü,
Gül bu canın iki gözü,
Dirlik düzen hal ister gül.
Osman Öcal
OSMAN HOCAM ;
GÖNÜL TELİNİZDEN DÜŞEN NAĞMELER NEKADAR HARİKA HOCAM..GÜLÜN RENGİNDEN AKAN BU GÜZEL ÇALIŞMANIZI BEĞENEREK OKUDUM..
KUTLARIM SAYGIN AKLEMİNİZİ..TAM PUAN 10..AKÇAYDAN SELAM VE SAYGILARIMLA...İBRAHİM YILMAZ.
Usta kaleminizi kutlar saygılar sunarım.
Her zaman okuyanı mutlu eden şiirleriniz oluyor.
Bu şiir ile ilgili 52 tane yorum bulunmakta