Kirpiğin ok deler geçer sadak'ı
eski güzelliğinden tek o kalmış
benlerin gamzende bir hüzün takı
pare pare olmuş küskün yüreğin
kahve karasıdır senin dibeğin
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bir zarf bıraktım efendim şiirinizin altına, açarsanız bir kutlama çıkacak. Saygılarımla.
Bugünlerde kapılar genellikle icra memurları tarafından çalınıyor.Ve tekin olmadığı için açılmıyor kapılar.
Çokları bu korkuyla bekliyor içeride.
Şiirin finaline bakıyorum.
Kaygılardan ırak bir bekleyiş var aslında..Postacı kapıyı çalacak ve uzatacak sevi betiğini ilgili adrese.
Bundan daha sevindirici ne olabilir ki?
Cahit Sıtkı'nın postacı bekleyişlerini anımsadım şimdi.
Kutluyorum Efendim.
Erdemle.
Açmalı örselemeden o zarfı,
Eskidikçe yıllanmış şarap değerinde…
Okumalı okumalı olumalı… saygı ve sevgilerle sevgili Yüksel Nimet Apel..
Böylesi güzel bir şiirin yazarı olmak her kula nasip olmaz. Şu evrene insanın en güzel şarkısı olağanüstü güzel ahengiyle ve ipek yumuşaklığıyla fısıldanmış... Bakmak değil görmek gerekir o zarfı görmek, içindekini okumak gerekir. O postacı bir daha gelmeyebilir çünkü... Yüreğinize ve kaleminize sağlık diliyor. ERZURUM'dan size selam ve saygılarımı gönderiyorum.
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta