Kimliğine baksak doğduğun mekan,
Cennettir yüzde yüz Güzel İstanbul…
Fark eder bakmayı bilen her ki insan
Ortada onca iz Güzel İstanbul…
Önde girdin; 1.000’e hem 2.000’e
Yıl 2000 küsur, öndesin yine.
“Acem mülkü fedaysa yek semtine”
Yüz dünya sana az Güzel İstanbul…
Bülbüllerin güllerinden çok çeker,
Sen sanırsın araları bal şeker.
Çıldırtır insanı kırlara döker,
Sendeki bahar, yaz Güzel İstanbul…
Boğazını tercih eder aşıklar,
Kalpleri bastırmaz başka da şıklar,
Raksettikçe büründüğün ışıklar
Kamaşır durur göz Güzel İstanbul…
Çok önemli noktaların şehrisin,
Manen diri mevtaların şehrisin,
Denizlerin, kıtaların şehrisin,
Yok sende leke, toz Güzel İstanbul…
Çaresiz insanlar sende cem olur,
Müşfik bağrın yaralara em olur.
Ormanların kurda kuşa yem olur,
Yanar bağrında köz Güzel İstanbul…
Halkınla her zaman güzeldir aran,
Hoşgörün tükenip kaybolmaz bir an
Eyüp Sultan’ında yükselir Kur’an
Beyoğlu’nda pop, caz Güzel İstanbul…
Güvercinler korur camilerini,
Martılar uğurlar gemilerini.
Unutmazsın küçük hamilerini
Dost bilmişsin bir kez Güzel İstanbul…
Toprakların altın, suların billur
Neyse aradığı göz sende bulur.
Seni görenlerin“ Maşallah” olur
Söylediği ilk söz Güzel İstanbul…
Eşsiz güzelliğin ortada, zahir
Müslüman Türkünsün evvel ve ahir.
Konsa önümüze yüzlerce şehir,
Seni seçeriz biz Güzel İstanbul…
16/06/2018
Esenyurt/İSTANBUL
Kayıt Tarihi : 18.07.2026 15:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!