Güz Yağmuru
Güz soğuğu kemikleri deşmeye başlamıştı bile, bulutlar sim siyah, rüzgârın sesi gök gürültüsünde kaybolmuştu.
Adam merdivenden indi, tavuklara yem verecekti.
Ayak sesine kız kümesten dışarıya fırladı, yüzü taş kesilmişti, soğuk bakışlarında korku, kin ve acı fışkırıyordu, yalvarış dolu elleri ile adamın ellerini sımsıkı tuttu:
—Baba artık Ahmet yok, benii içeri al!
Ahmet köşede sessizce onu izliyordu.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta