Güz Yağmuru
Güz soğuğu kemikleri deşmeye başlamıştı bile, bulutlar sim siyah, rüzgârın sesi gök gürültüsünde kaybolmuştu.
Adam merdivenden indi, tavuklara yem verecekti.
Ayak sesine kız kümesten dışarıya fırladı, yüzü taş kesilmişti, soğuk bakışlarında korku, kin ve acı fışkırıyordu, yalvarış dolu elleri ile adamın ellerini sımsıkı tuttu:
—Baba artık Ahmet yok, benii içeri al!
Ahmet köşede sessizce onu izliyordu.
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta