Şiirler yazıyorum yine
Şiirler okuyorum
Asaf'ın satırlarında
Gayyipten sesler duyuyorum..
Şiirler yazıyorum yine
mendiller vardı eskiden cebimizde taşıdığımız, salya sümük anlarda örterdi aybımızı.
mendil işlerlerdi genç kızlar, çeyiz sandığına sermaye.
yaka ceplerindeydi hep beyefendilerin ve de bizim zamanımızdaki talebelerin.
acı bir maziden kalmayım
efkara beş var zaman
Farjad çalsın ben ağlıyayım
acıma tuz biber keman nameleri
ruhum kabzolundu sayın
Yağmur yağardı gökten
Kar yağar, dolu yağardı
Gök gürler şimşek çakardı
Sahi neydi o yağanlar? Göğü deldi
Duymayan kalmasın füze mevsimi geldi
Teknolojinin bu denli hızlı akışı, onca güzel şeyi de beraberinde yok etti.. Hükmünü kaybetmiş, teknolojiye yenik düşmüş, hatta unutulmaya yüz tutmuş, geçmişi ve bizi hatırlatanlardan biriydi gaz lambası.
Evde saklıyorum hala o hatıraların ve bir dönemin saklandığı sihirli şeyi.
Özellikle kışları sıkça kesilirdi elektrikler, dışarıda lapa lapa kar yağar, beyazın aydınlığından faydalanmak için perdeler sonuna kadar açılırdı. Bizim gaz lambamız duvara çakılı bir çivide asılı dururdu ve annemin ona ördüğü elbiseyle öylece vazifesinin gelmesini beklerdi. Peder Bey tedbirli biriydi. Her daim küçük bir bedeon gaz yağını tedarik etmiş olurdu. Ayrıca gaz lambasının fitil kısmıyla, teneke kısmı arasına sıkıştırılmış KAV ya da vasati kırk çöp olan MALAZLAR kibritinin hiçbir suretle kullanılmasını istemezdi.. Elektrikler kesildi mi kibrit aramayalım diye.
Çocukluğumdan beri çok severdim o anları. Kaç kere yer soframızda yemeğimize katık olmuştur kimbilir, ve kimbilir kaç kez ödevimizi onun ışığında yapmışızdır.
Televizyon ve radyo da elektriğin kesilmesinden ötürü iptal olurdu. Ailecek yaptığımız en güzel şeydi o anlarda PEDER Bey'in İstanbul'a geliş hikayeleriyle Alamanya'ya gidişi ve orada yaşadıklarını dinlemek. Sanki anlatması için elektriklerin kesilmesini bekliyorduk hep birden.
"İçimden şiir yazmak gelmiyor"diyorum
İçimden bu geçenleri bir şiire yazarken
Yine şiire öykünüyorum.
Kimseler bilmiyor ruhumdaki baharı kışı
80lerde çocuktuk biz..
.TRT 2 çeksin diye antenlere çatal kaşık ve tencere kapağı takılan yıllarda...
nils ve uçan kazdan sonra çıkan pazar konserinde tv yi kapatırdık her ne kadar ayıbetsek de Şef, Hikmet ŞİMŞEK'e..
Ne oldu? kıvranıyorsun dediler
Var bir karın ağrın, söyle hele dediler
Yok birşeyim
Aklıma gelenler yüreğimi deldi
Kağıt kalem getirin çabuk
Şiirim geldi.
koluna girdim, merdivenleri çıkmasına yardımcı oldum
hakkında enteresan hikayeler dinlediğim o adamın
''sağol evlat'' derken bile vakurdu hala
üç beş basamak çıktık ve iç çektim birden
işte dedim kavanoz dipli dünya
Onları düşünüyorum, niyet ediyorum boy abdesti almaya
seni düşünüyorum, korkuyorum resmine bakmaya




-
İrem Helin Cebeci
Tüm Yorumlarinsanın başında bir büyük bulunması, her zaman iyidir...