tut ellerimi
işe yaramaz cüssemi
bırakma bu serseri meydanlarda
kar yağmadan
bir hatır kahvesi içelim
sakın bırakma
sevdam senin kadar ince
sonra
dağlarımda karlar erimez
günbatımında donar kuşlarım
bırakma diyorum
dolunayda tufanlarım kopmadan
son türküler söylenmeden
ve kar yağmadan
eski bir sehpa
iki çay
bir de
yarım kalmış
ikinci el bir aşk kalsın
doyumsuz aşkların geceleri
yasaklı şiirlerimizden
şarapların kırmızısına
günahları yazılsın tanrıca
bu hallerim ve yalancı bakışların
girsin amel defterine
bir günah ki
kaç duruşmalı
hangi yıl
hangi gün biter cezası
daha kaç kadeh içtirir
senden sonra
mahpus demirinden
dört tarafım kuşandı
anlamını yitirdi, tükendi siirlerim
anlamlı cümlelerim hepsi ihanete uğradı
kafiyesiz şiirler yazmaya başladım
çünkü sığmadın hiç bir kalıba
şimdi ben bütün şiirlerimi silsem
satırlarım aşkının boşluğunda kalır
müzikler notasız
günlerim gecesiz
ve sensiz....
artık soğuk yağmurlar yağacak
kirpik uçlarıma asılı yaşlar çiy tutacak
kalbim reddediyor süzülüp gitmeni
düşüyorsun başımdan ayaklarıma
büklüm büklüm teslim oluyorum
sessizce
güz mevsimi bitmek üzere
seninde biryerlerin incinmiştir
durma
anlat
hayallerin nasıl sular altında kaldığını
gözlerin nasıl arkadan baktığını
o gözlerin ki kurşuni renkten
bulmaya dört mevsim gezdim
.........
Kayıt Tarihi : 6.12.2020 22:23:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!