Ağzı gül kokuyor kadınların bu şehirde
Yosmalar geçiyor ayakları kaldırım iniltisi
yürekleri med cezir
şarabın hüznüme sövdüğü akşamlarda buluyorum seni
buluyorum kendimi seni severken bunca zaman sonra yine
hadi git
git yağmurlara boğulsun bu kent
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Gül kokan ağızlarıyla şiirinin sokaklarında dolaşmış kadınlar...Bir vurmuş satırlarının sahiline yürekleri, bir geri gelmiş denizin ortasına gülüşleri...Kaybolduğun zamanlarda bir kadeh küfüre bulaşmış akşamın deminde bulmuşsun, sana bu satırları yazdıran sebebi! Üstelik sevmelerin düşmüş usuna aniden...
Yağmurlarla mı boğulur dersin nefes aldığın kent, yoksa gözyaşlarının girdabıyla mı; git dediğinde giden giderse eğer yeniden?
Sana düşen utancından titreyen sabahlarda yetim bir sevdanın saçlarından okşamak,
Bize düşen ise bu satırlarda dolaşıp, buruk bir gülümsemeyle kelime kelime okumak...
Güz/el/di...
seviştiğim bütün sabahlar titresin utançtan
içimde yediveren
yetim kalmış bir sevda...bu şiire şapka fırlatıyorum helal olsun size işte şiir dediğin böyle olur..emeğinize yüreğinize sağlık..++10..ant..
GÜZEL BİR ANLATIM PAYLASIM
BEĞENDİĞİM TARZ BİR YAZI OLMUŞ
git yağmurlara boğulsun bu kent
insin yüzüme şehvetin telaşlı eli
dokunduğun ve
seviştiğim bütün sabahlar titresin utançtan
içimde yediveren
yetim kalmış bir sevda…
harika bir şiir şairim kalemin daim olsun sevgi ve saygılarımla
yusuf korkmaz
git yağmurlara boğulsun bu kent
insin yüzüme şehvetin telaşlı eli
bu ele ne denir..teşekürden başka..
hoş ve akıcı bir şiir olmuş selam ve dua ile
Şiir bütününde çok güzeldi
Tebrik ederim...
PEK GÜZELDİ...YÜREĞİNİZE SAĞLIK SN DENİZ
Çok güzel bir çalışmaydı.. Sade ve akıcı anlatımınızı beğeniyle ve keyif alarak okudum şiir adına.. Gönülden kutluyorum.. Hep sevgiyle atsın yüreğiniz.. Sağlıcakla kalın.. Halim AKIN 10 PUAN+ANT
'' Git yağmurlara boğulsun bu kent,insin yüzüme şehvetin telaşlı eli,dokunduğun ve seviştiğim bütün sabahlar titresin utançtan içimde yediveren yetim kalmış bir sevda ''
Son zamanlarda okuduğum en anlamlı ve buğusu üzerinde bir şiir. Yazana ve yazdırana selam olsun ilk tam puan benden ve listemde ayrıca takiptesiniz. sevgiler.
Bu şiir ile ilgili 19 tane yorum bulunmakta