Size güvendiğini sandığınız birinin, bu güvenine layık olabilmek adına sorumluluk duyarak, uğruna harcadığınız kendinizin nasıl bir oyuna geldiğini, güven duygusunun arkasındaki o koca balonun patlayıp nasıl kullanıldığınızı anladığınızda, kafanıza tokmak gibi inen gerçekle aydınlanırsınız ki; asıl gerçek, sizin o duyguya yüklediğiniz kendi anlamınızdan başka bir şey değildi. Yani sizi kandıran kişi o değil yine sizdiniz. Niçin güvenildiğini sandınız? Ya da siz niçin güvendiniz? Çünkü siz öyle istiyordunuz ve o öğretiye ihtiyacınız vardı…
Çünkü bir diğer yandan da gerçekte siz güvenilmek istiyordunuz. Güvendiniz…
06/09/ 2012 Tömük/ Mersin
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Çok içten çok saimi çok sıcak
ifadeler bunlar şiiri okurken
takıntısız pürüzsüz satır geçişleri
mükemmel
finişe yaklaştıkca heyecanı artıran
bir paylaşım olmuş
kutlarım şair yüreğini
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta