Kardan bir gece, siyah saçlarında zülüflerin...
İşaret parmağında oyalı mührün...
Yüreğin devler ülkesinde kızgın bir kum tanesi,
Bambaşka bir dünyadan gelmiş olmalısın sen.
Biliyorum, buralara ait değilsin...
Varılmaz bir vuslattır , gecemin sabahı , ellerimde reyhanlar kokar , yüreğimde heyelanlar.
Dağılmış kül tanesiyim esrarında hanuman , o yanardağ geçmişimden hatıra.
Minberler üzerinde kirli bir hatip dilinde ne söylerse yüreğinden onu sakınır.
Göğümü kaybettim, içimdeki kuşlar üşüdü.
Bize kalmadıysa da bu aşk, bilirim ki bambaşka bir kördüğümdü.
Bahtiyar olduğum ana baktım ey güzel
Seninle her anım kutlu bir düğündü.
Kırıksın bana ve ben de darmadağınım.
Sen kül bulutu ve gökyüzüne renk veren lahza..
Ben inkisarını çığlık seslerine karıştırmış firak...
Sen fecri apansız şakaklarından sökmüş afitap.
Ben nefha nefha içinde doğmuş mehtap....
Bir mektup yazdım sana
Bambaşka uyanışlarla...
Kalem olup döküldüm sana
O hasret dolu yakarışlarla...
Şu sessiz tenhalarda
“Saraylar kurdum gönül bahtına bir tek Seni tanıdım o esrarengiz tufanlarda
Kabirden topladım sana dargın çiçekleri, kokunu verdim şeyda bülbüllerin feryadına
Sarp dağlarımın eteğinde kızıl goncalar sağır kaldı, seni anlatamadan aldılar ellerimden.
Dokunuyorum nefesine, avuçlarımda izlerle,
Hiç bitmek bilmeyen bahar sevinci, güzlerle.
Belki bir gülüş, belki de derin sözlerle...
Sana, sana dokunuyorum.
Çekilmiş suların kıyısında,
Sen benim Değil Misin ?
Üşürken sıcak yatağımda,
Uyurken gecemin mehtabında,
Bazen ince bir figanımda,
Bazen de derin hicranımda,
Yakışsaydı en güzel örtü gökyüzünün mavisini örterdim sana...
Söylenseydi en içten söz şair gibi şiir gibi kelam kelam seni anlatırdım mısralarda...
Bilinseydi en gizli hazine , gider bulur ziynetleri sana takardım....
Sensizlikten Sen’e
Avuçlarımda saklar gibiyim hatıralarını,
Birer birer biriktiriyorsun,
Ruhumda inci taneleri gibi…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!