Yer sofrası bekler canı çekeni
Soğan ekmek bal görünür gurbetten
Ayağına batan çakır dikeni
Yediveren gül görünür gurbetten
Akla gelir Allah’ın her gününde
Bir harabe kul bırakır sonunda
Gönül derdi bu hasretin yanında
Saraydaki çul görünür gurbetten
Bir araya gelip yanık bağırlar
Geceleri kutsal hüznü ağırlar
Dağdan aşıp köye giden çığırlar
Dört şeritli yol görünür gurbetten
Düşündükçe gelir yurdu göresi
Sırat olur gurbet sıla arası
Öteyüz’ün kurbağalı deresi
Coşkun akan sel görünür gurbetten
Bir Erciyes etmez elin üç dağı
Gölgesinde saklar bilmem kaç dağı
Sivri Tepe büyür olur Koç Dağı
Yayla Çamlıbel görünür gurbetten
Keven biter Uzun Sırt’ın yüzünde
Çocukluğun at koşturur düzünde
Büyüdükçe büyür köyün gözünde
Pazarören il görünür gurbetten
Kuru Kavak andırırken çınarı
Sahil olur Zamantı’nın kenarı
Ağ Yol’daki küçük çoban pınarı
Ördek yüzen göl görünür gurbetten
Kelep kelep eğrilirken kirmende
Ömür kuru dala döner ormanda
Hatıralar düğün kurar harmanda
Telli duvak tül görünür gurbetten
Her bayramda katlanırken kederi
Çok içinde yalnızlıktır kaderi
Kalsa bile bir kemikle bir deri
Yar yanağı al görünür gurbetten
Mülkî der ki bana sorun gurbeti
Ne demektir anavatan hasreti
Kırk senedir çekerim bu mereti
Her saat bir yıl görünür gurbetten
Aslan AVŞARBEY (Mülkî)
30.12.2022-Kocaeli
Kayıt Tarihi : 23.1.2023 15:38:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!