Gurbette bayram sabahı göğüs kafesinde darlıkla uyanırsın,
Ne annenin sesi duyulur ne mutfakta yemek kokusu.
Bir telefon ekranında ararsın o bereketli sofraları,
Bir “iyi bayramlar” yetmez yüreğindeki boşluğu tamamlamaya.
Çocuklar uzakta büyür, yollar eskisi gibi çok uzun,
Memleket dediğin bazen bir yanık türkü kadar hüzün.
Kapılar açılmaz artık o eski tatlı komşu telaşıyla,
Kalp gider memleketine her ezanla, her kuş uçuşuyla.
Bayram şekeri gibi özenle saklarsın eski anıları,
Dedemin o güler yüzünü, babaannemin tüm duaları.
Bir bavula sığmaz insanın o bitmek bilmez büyük hasreti,
Ne kadar gülsen de gözlerde gizli kalır gurbetin izi.
Ama yine de umut vardır her doğan bayram sabahında,
Bir dönüş bileti gibi saklıdır insanın her duasında.
Belki bir gün aynı sofrada yeniden bir olunur diye,
O tatlı hayalle avutursun yorgun düşmüş şu kendini.
Gurbet dediğin, bir yanın hep geride mahzun kalmasıdır,
Takvimler akıp gitse de o günün saati durmasıdır.
Dudaklarda buruk bir tebessüm, elde bir soğuk çay,
Gökyüzüne bakarsın, burada da aynı mıdır parlayan ay?
Zaman öğütür gurbeti, taş eder yüreği derler ya,
Oysa her bayramda biraz daha ağırlaşır bu hece.
Bir isim, bir ses, bir eski fotoğraf karesi önünde,
Çoğaltır içindeki o dinmek bilmez gurbet nefesi.
Yine de yazılır bu keder kağıda,
Bir umut saklıdır elbet her bayramın kutlu şafağında.
Belki yollar kısalır, belki hasret biter bir gün,
Memleket kokan toprakta bayram eder bütün gönlün.
Gurbet bir düğüm gibi yürekte çözülmeyi beklerken,
Hasret yollarını adımlarsın, mevsimleri bir bir dökerken.
Sıla yolu uzun, vuslat yarım kalsa da bu ömürde,
Bayram sabahı gurbeti taşır insan yine derinde.
Nurgül Ankara 26.05.2026
Nurgül AnkaraKayıt Tarihi : 26.05.2026 22:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!